banner87

Her zaman söylüyoruz, bugün birlik günü, bugün dayanışma ve yardımlaşma günü. Millet ve devlet el ele, birlik olup yaraları sarmaya, yıkılanları yapmaya çalışıyoruz yapıyoruz da ama canlarımız gidiyor, onlar geri gelmiyor. Bu canların gitmesini kadere bağlayıp insanların inançlarıyla da alay edilmesini inananlar kabul etmiyor. O Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah’ımız, siz tedbirinizi alın takdiri bana bırakın diyor. Biz tedbirimizi almıyoruz, Kurandan haberi olmayanlar işi kadere bırakıp, Allah öyle yapacaktı veya yaptı diye Allah’ı suçlamaya kalkıyorlar. Allah’ yine buyuruyor ki, doğruyu bulman için, diğer yaratıklardan farklı olarak sana akıl verdim. Kendi menfaati için o aklını kullananlar, kendini inançlı olarak göstermeye çalışanlar, münafığın ta kendileridir. Kendi çıkarları için, bu felaketler başımıza geliyor. Sonunda canlar gidiyor, Ülkenin ekonomisi heba oluyor, birkaç münafık de zenginleşiyor. Bu mu insanlık, bu mu vicdan sahibi, bu mu Müslümanlık. Siz ancak bu dünya da masumları kandırırsınız ama, o masumların ahının hesabını hem bu dünyada ve hem de mahşerde vereceksiniz.

Gelelim öteki sorumlulara, Devleti bugüne kadar idare edenler, elinde yetkisi olan bürokratlar; Bu felaketlerin Ülkemizin başına gelmemesi için oralardasınız ve oralara atandınız görev aldınız. Neden sorumluluğunuzun bilinci içinde çalışıp, bu felaketler için tedbirimizi aldırmıyorsunuz. Yukarıdaki paragrafta bahsettiğim, Allah’ a karşı sorumluluklardan sizde göreviniz icabı nasibinizi alacaksınız. Depremde yıkılan binaların, yanan ormanların, yıkılan köprülerin, maden faciaları gibi birçok felaketlerin oluşmaması için denetimler sizin elinizdedir. Neden denetimlerinizi hakkaniyet içinde yapmıyorsunuz. Bu felaketlerin oluşabileceği yerler ve iller bellidir, uzmanlar yıllardır uyarılarda bulunuyor. Buralarda yapılan binalar ve tesislerin sorumluları da sizsiniz. İhale ile verilen işlerde, yapılırken yönetmeliklere uygun yapılıp yapılmadığı sizin elinizdedir. Yapılırken de kontrol edilmeli, teslim alırken de kontrol sizin elinizdedir. Yıkılması gerekli binaların yıktırılması, yapılması gerekli binalarında sağlam yaptırılması sizin elinizdedir. Bu milletten Allah razı olsun, felakete uğrayanın yanında olmak için, maddi manevi yardım ediyor, bazen de o uğurda canını da veriyor. Bu milletin idarecileri böyle olmamalı. Millet idarecilere güvense, yıkılan bu binaları da yapar, yeter ki böyle bir idare olsun, Allah rızasına göre görevini yapsın. Tabi ki bu da bir organizeden geçer. Milletin yardımlarını bile organizeden açız olan bunlara, bu millet nasıl güvenelim diyor.

Bu felaket sonunda her şeyi Devlet olarak yapacağız kimse zorluk çekmeyecek deniliyor. Buda her felaket sonunda söylenen aynı sözler ama, hiçte öyle olduğunu bugüne kadar göremedik. Yine de umudumuzu yitirmedik, yitirmeyeceğiz. Önce Allah’ımıza, sonra milletimize ve yine de Devletimize güveniyoruz. Devletimizin içinde görevini yerine getiren hakkıyla çalışanlar sayesinde, bu ülke ayakta duruyor. Allah onlara da zeval vermesin. Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.